Bir Yeni yıl daha....
Yaşamımızdan bir yılı daha geri dönülemeyecek zamana gönderiyoruz, dipsiz sonsuzluğun koskocaman yüklüğüne yolculuyoruz. Zaman denen sürecin gidişatına dur diyebilmek, durdurabilmek hayalen dahi olsa başarabileceğimiz bir durum değil…
Ama zamanı yaşamak elimizde. Zaten geçmiş geri gelmiyor, gelecek belirsiz, sadece o an var, ne o anın geçmişi, ne de o anın geleceği…. sadece o an…
Yaşanmış ve yaşanacak zaman denen kavram, hem insanlar, hem de toplumlar için hızla akıp gidiyor, geç kalınmışlığın üzüntüleri, arzu edipte yapılamayanlar veya davranış, söz hareket olarak ta yapılıp, sonra duyulan pişmanlıklar fayda etmiyor.
İnancımız ne olursa olsun, hayatın insanlığa, insan uğruna ve insanlık uğruna harcanmayan kısımları yaşanmamış kısımlarıdır. Her yeni yılda herkes bir umudun sevincini sıcaklığını yaşamayı arzu eder, bu nedenle eski yılın kötülükleri alıp götüreceğine ve yeni yılın iyilikleri getireceğine inanmak ister. Bu istekle yaşama hayata biraz daha fazla yaklaşır tutunmaya gayret edilir. Yaşananların bir daha yaşanmaması onu yerine güzelliklerin yer alması arzu edilir.
İşte her yeni bir zamanın döngüsünde; ister yılbaşı, ister bir yıl dönümü, ister bir yeni başlangıç, hep daha yeni bir arzu ve istekle başlanır.
2008 yılında yine hep beraber olalım. Mutlu olun, sağlıklı olun, sevdiklerinizle olun…
Ve Yılbaşı... Yaşandı ve bitti…
Artık ne anlamı var, bir sonrakine kadar ?...
Ve bana internetten gelen ve beğendiğim bir yazı ile bitireyim:
‘’ Merhaba yeni yıl
Senin de söyleyeceklerin vardır göreceğiz bakalım
Neler koyacaksın soframıza göreceğiz
Ve ne koyacaksan belli ki onu yiyeceğiz
Hoş geldin… ‘’
|