Anasayfa / Sinema & Tv / Kastamonu Müzesi

Kastamonu Müzesi

Kastamonu Müzesi

 

Gene ana yol üzerinde bulunan müzeyi bulunca hemen yan tarafında bulunan ara yola girip arabamızı park ettik. Genelde tüm ülkede bu gibi tarihi yerleri dolaşırken karşımıza çıkan bir durum bu. Zaten şehrin yabancısısınız, bireysel ailece dolaştığımız zaman hem yol arayıp gideceğimiz yeri arayıp bulurken bir de bulduktan sonra da aracımızı park edecek yer arıyoruz. Ne yazık ki bu gibi yerlere ulaştığınızda bir de bu sorunla karşılaşıyoruz.

 

Müzeye girişte ilgili müze sorumlusu kişinin güler yüzü, ilgisi, bilgisine hâkimiyeti ile bir samimiyet oluştu.  Bize epeyi bilgi verdi, aktardıkları özellikle kızlarımızın bayağı ilgisini çekti. Kendisinin bize verdiği ek bilgilerle birçok yeri de görmemizi sağladı.

Buradan içten teşekkürlerimizle selam ve saygılarımızı iletiyoruz.

 

Bilemiyorum, sizde de oldu mu? Bizler böyle dolaşırken birçok tarihi yer ve müzede  (ne yazık ki hepsinde değil) ilgili kişilerin çok destek ve yardımlarını gördük. Belki de bizlerinde az da olsa bilgi sahibi olduğumuzu görünce eksik kalan yerleri tamamlamaya çalıştılar. Eklemeler yapıp gidilebilecek ve görülebilecek tarihi ve kültürel yerler hakkında bilgiler verdiler.

 

Giriş katı aynı zamanda Atatürk Salonu olarak düzenlenmiş olup, Atatürk'ün 1925 yılında Kastamonu gezisinde kullandığı çeşitli eşyalar ve fotoğraflar sergilenmektedir. Ayrıca Atatürk’ün Kastamonu’ya 1925 yılında yaptığı ziyaret sırasında “Şapka ve Kıyafet İnkılabı” ile ilgili tarihi söylevini de burada vermiştir.

 

Müze kısmında fotoğraf çekmek yasak (!) olduğundan sadece salonun uzaktan bir resmini alabildik.

 

Kastamonu Arkeoloji Müzesi

Planı Mimar Kemalettin Bey tarafından çizilen müze binası ilkin 1910 yılında İttihad ve Terakki Kulübü olarak kullanılmış, daha sonra 1921'de İstiklal Mahkemesi'nin hizmetine verilmiş.

1940'lı yıllara kadar Türk Ocağı, Halk Fırkası, Kastamonu Gençlik Teşkilatı gibi çeşitli kurum ve derneklerce de kullanılan bina, 1945 yılında Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından alınıp müzeye dönüştürülmüş.

Bina 1952 yılında müze müdürlüğü haline getirilmiş. Müzede Kastamonu ve civarından bulunan Hellenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait çeşitli cam, pişmiş toprak eserler, heykeller, mezar stelleri sergilenmektedir.

Lahit - Roma lahtinin ön cephesinde iki çelenk, ortasında boğa başı, üstünde savaşçı Dioscur bulunmaktadır. Arka cephesinde iki çelenk Medusa başı, çelenk üstünde aslan ve kartal kabartmaları yer almaktadır.


Satyr - Roma Devrine ait mermerden çıplak erkek heykeli olup, kaide üzerinde durmakta, sol omzundan, sağ omzuna doğru sarılı dağarcığı eliyle tutmaktadır.

Kadın Heykelciği- Helenistik Döneme ait, pişmiş toprak heykelcik tahtına oturmuş vaziyette sağ eliyle saçını tutmaktadır. Başında tacı vardır; sağ elinin altında aslan durmaktadır. Elbise kıvrımları son derece doğal şekillendirilmiştir.

Lahit - Sert beyaz mermerden, Roma Dönemine aittir, sağlam durumdadır. Kapak ve kutu demir bir mengene ile bir arada tutuluyor. Kapak yüksek bir çatı görünümünde, köşelerinde akroterler vardır. Ön cephede yarım çelenk, çelengin üzerinde bir çiçek, sağda bir yarım çelenk, üzerinde bir baş (Eros olabilir), ortada kitabe bulunmaktadır.

Dikili Taş- (Mezar Taşı) Ortadan delinmiştir. Soluk kireç taşındandır: Yukarıda kitabe; dikili taşın yüzünde, kitabenin altında objeler ve aletler, yukarı kısımda (soldan sağa) bıçak, tarak, sepet, ayaklı bir kap bulunmaktadır; aşağı kısımda vazo, asma ve üzümler, keser, kanca; en aşağıda ise pırazvana veya kesme aleti yer almaktadır.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!